İnsanlığın İki Büyük Buluşu ve Yargıtay Başkanının Demeci

Liderlik dersinde yıllardır öğrencilerimize ilettiğimiz bir görüşümüz var: İnsanlığın tarih boyunca hayalleri zorlayacak büyük buluşları oldu. Olmaya da devam edecek. Özellikle pozitif bilimlerde yoğunlaşan bilgi ve ilerlemenin dışında bir başka boyuta ve insan zekâsının müthiş kapasitesine dikkat çekmek istiyoruz. Kanaatimizce insanoğlunun en önemli buluşları arasında iki tanesi var ki bunların keşfi olağanüstü önemli olduğu gibi bu buluşların yetersizlikleri ve bu nedenle gelişimi de daimi olacak.

Şehirler ve Devlet...

Birincisi üzerinde başka zaman durma niyetiyle ikincisinden birkaç kelimeyle söz etmek gerekirse: Devlet; tüm zamanlarda düşünülmüş, üretilmiş, geliştirilmiş en parlak fikirlerden biri. Üyeleri de (bu üyeler kimi zamanlarda teba, bağlılar gibi başka kavramlarla tanımlansa da onlara iki yüzyıldan uzun süreden bu yana genellikle yurttaşlar deniliyor) bir şekilde bu yapıdan hep şikâyetçi olmuş ve yetersiz bulmuş.

Yetersizliğin boyutları çok geniş; ancak bu aşamada şununla yetinelim: Değerlendirmemiz o ki anayasaların bile birinci vazifesi ve yapılış / yazılış amacı, yurttaşı, kendisinin oluşturduğu ama kendisinden çok daha güçlü olan devletten ve onun hâkim gücünden korumaktır.

Bunun, dünyanın tüm memleketleri için geçerli olduğunu düşünüyoruz.

Yargıtay Başkanı Ali Alkan 14 Ocak 2015 tarihli gazetelerde yer alan demecinde, uzun zamandır dile getirdiğimiz bir duruma kendi sözcükleriyle dikkat çekti. “Bilim kurgu filmlerinde insanlığın kendi geliştirdiği robotlardan korunmak zorunda kalması gibi bireylerin kendi geliştirdiği devletten de korunmak gereği duyulmamalıdır.” ifadesi, bir yüksek yargı organının başkanından geldiğinde elbette daha fazla anlam ifade ediyor.

Birey (yurttaş), onsuz yaşayamayacağı, güvende olamayacağı, aidiyetinden onur duyduğu devletinden neden korunma ihtiyacı duyar?

Buna zaman zaman değineceğiz.

Öne Çıkanlar
Yakın Tarihliler
Arşiv
Etikete Göre Ara