TEOG Geride Kalırken

Bir TEOG daha geride kaldı. Son on yıldaki dördüncü uygulama olan ve tuhaf bir Türkçe kısaltmasıyla TEOG olarak adlandırılan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş modeliyle tanışıklığımızdan fazla memnun değiliz; ancak öğrencileri 6. sınıftan itibaren her yıl sınava tabi tutan inatçı SBS modeline oranla uygulamada daha rahatlatıcı yönleri olduğunu teslim ediyoruz.

İlgilendiğimiz kısım TEOG’un ölçücülüğü. Kişisel gözlemlerimize benzer şekilde, görüş beyan eden neredeyse tüm eğitimciler, okullara yerleştirmede kullanılan bir ulusal sınav modeli olarak TEOG’un zayıf kaldığını düşünüyor. Kurumumuz içinde kullandığımız kimi istatistiksel veriler de -ortaokul 8. sınıf TEOG sonuçlarıyla lise 9. sınıftaki başarı arasında- tam bir uyum olduğunu ne yazık ki göstermiyor.

Daha önemlisi ise MEB ile YÖK arasında şimdiden bir gerilim hattı ortaya çıkması. MEB yetkilileri, birkaç yıldan bu yana TEOG’un başlamasını müteakip üniversite giriş modelinde de benzer bir uygulamanın esas alınacağı mesajlarını veriyorlardı. Kısa süre önce okuduğumuz bir haberde, YÖK’ün, çok yeni olması ve ölçücülüğüne ilişkin kuşkular bulunması nedeniyle TEOG modeline mesafeli yaklaştığına değiniliyordu.

Benzer şekilde düşünüyoruz. TEOG'un eleyici / ayırıcı özelliğini göremememize ek olarak, yerleşmede kullanılan son puana okul notlarının katkısının daha da artacağı bir modelin her şeyi daha da kuşkulu hâle getirebileceğinden endişe ediyoruz. Fakülte ve bölümlere yerleşen öğrencilerin çok küçük puan farklarıyla ayrışması gerçeği ortadayken, notlandırmada gayriciddi davranan, sorgulanması gereken başarı yüzdeleriyle öğrenci mezun eden okullara ve bu şekilde sisteme verdikleri zarara bigâne kalınmaması gerekiyor.

Bunların tamamen dışında bir sorumuz daha var ve bizler gibi pek çok kişi cevabını arıyor: Derslere göre ülke ortalamaları neden açıklanmıyor? ÖSYM, üniversite sınavlarınn ortalamalarını düzenli bir şekilde yıllardır açıklarken son birkaç yıldır bundan imtina eden MEB’in yanlışından döneceğini ümit ediyoruz. Ve ülke genelinde aşağı yönlü bir başarı görüntüsünü gizlemenin MEB’in asli görevlerinden biri olduğunu sanmıyoruz.

Etiketler:

Öne Çıkanlar
Yakın Tarihliler
Arşiv
Etikete Göre Ara