Okul Seçerken Kütüphanesinin Kalitesine Bakın (Röportaj, 17 Nisan 2015, Haber Türk)

 

17.04.2015

 

(Röportaj: Murat Ervin)

 

  • Öğrencilere ne gibi sosyal olanaklar sağlıyorsunuz?
     

Okulumuzun havuzu, spor salonu, konferans salonları, sağlıklı yaşam merkezleri, laboratuvarları var. Ama bu olanaklar birçok özel okul için heybeye dönüştü. Her okulda biraz ondan biraz bundan her şey oluyor. Okullar bunlarla övünmemeli. Çünkü bunların hepsini parayla yaparsınız. Şunu açıklıkla söylemeliyim; yetişen çocukların günün birinde yaşıtlarıyla rekabet edebilmesi bizim asıl hedefimiz. Liseler hayata karşı bir duruş kazandırır, üniversiteler ise meslek sahibi yapar. Yeni kurulan üç beş senelik okullara gittiğinizde size veremeyecekleri tek şey bu mental modeldir.

 

  • Belki de Türkiye’de tek olan 600 kişilik salona sahipsiniz…

 

2008 yılında 600 kişilik salonumuzu açtık. Burada konserler, tiyatrolar, konferanslar gibi çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Burayı yapmadan önce “iyi bir okul salonu mu yoksa tüm kente hitap edecek şık ve zarif bir salon mu olsun” diye düşündük. Biz tercihimizi ikinciden yana kullandık. Önce okulun değerleri anlaşılmalı, ondan sonra bu tür şeylere bakılmalı. İzmir’in bu konuda abartılmış bir alakası var.

 

  • Hangi konularda iddialısınız?
     

Biz iyi bir okuluz bunu da açıklanan her istatistik veride görebilirsiniz. Her zaman en üst dilimde olduk.
 

  • Hangi okullar fark yaratır?
     

Okulların ‘biz şöyle farklıyız’ demeleri inandırıcı gelmiyor. Kim farklıdır sorusuna gelirsek iyi olan farklıdır. İyinin nasıl olduğunu araştırmak da ailelere düşer. Benim özel zevklerimden biri yurt içi ve yurt dışında okulları gezmektir. Yurt dışında okullar kendilerini böyle ifade etmezler. Hatta ‘sizin diğerlerinden farkınız nedir?’ diye sorduğunuzda şaşkın şaşkın size bakarlar. Size ‘şu kadar yıllık okulum, şu kadar sayıda mezun verdim, onlar da çok iyi yerlere geldiler; nitelikli bir kadrom var’ demeleri yeter. Çocukların asıl ihtiyacı olan bunlar. İzmir’e dördüncü nesil özel okullar açıldı. Birinci nesil 50 yıl ve daha eskiler. Bizim gibi 90’lı yılların ortasına kadar açılanlar ikinci nesil, 2000’li yılların başında ise üçüncü nesil geldi. Son üç dört yıldır dördüncü nesil geldi ve o güne kadar açılan okul sayısı kadar okul açıldı. Üçüncü ve dördüncü nesil okullar, bu pazarlama tekniğini çok kullanıyor. ‘Daha bir iki yıllık okulsun sen; kaç mezunun var?’ diye sorarlar.
 

  • Dershanelerin okula dönüştürülmesi neler getirecek?
     

Eğitim bir standart içermeli. Son üç dört yıldır yapılanlar standartların düşürülmesine neden oldu. Eğitimde her şey piyasaya bırakıldı. Hastane açmak istediğinizde istediğiniz kadar paranız olsun devlet buna hemen izin vermiyor. Ama eğitimde durum böyle değil. Bu kadar çok okulun sektöre girmesine izin verilmemeliydi. Çünkü bu okullar pek çok alanda standartları düşürdüler. Devlet bunlarla baş edemeyince bu sefer standartları aşağıya çekti. Gelinen son noktada dershanelerden dönüşen okul adaylarının artık bahçelerinin bile olmasına gerek yok.
 

  • Eğitim kalitesi gittikçe düşerse 5 yıl sonra ne olacak?
     

Üniversite sınavlarının kaldırılması ve okulların kendi öğrencilerini kendilerinin seçmesi gibi bir anlayış yaygın. En erken 2016 yılı için bu durum konuşuluyor. ABD’deki gibi başvuru şekli getirilecek ve sınav sayısını artıracaklar. Türkiye’de bu yapılabilir mi diye araştırıyorlar. Diğer bir seçenek ise yakın bir gelecekte anayasa değişikliği ile devlet ve vakıf üniversitelerine ek olarak özel üniversite kurma imkânı getirilmesidir. Sonra da üniversitelere ‘nasıl öğrenci istiyorsan öyle al’ denilecek. Bir şeyin sayısı çok orantısız artarsa bu mutlaka nitelikte düşüşe neden olacaktır.
 

  • Veliler ‘iyi okul’u nasıl anlar?
     

Okulu çok çabuk anlarsınız. Okulun büyüklüğüne bakarsınız. İçeriye girince öğretmenlerle, yöneticilerle tanışırsınız, kütüphanesine bakarsınız. Çünkü bir okulda en önemli mekânların başında kütüphane gelir. Kütüphanedeki kitap sayısı, çeşidi, türü, yazım dili, o okulun eğitime verdiği önemi gösterir. Ondan sonra geri kalanlara bakarsınız.
 

  • Kütüphanenizi merak ettim.

Kütüphanemizde 66 binden fazla kitap var. İstesek 100 bini bulur ama alanımız yetmiyor. Türkiye’nin en büyük 10 kütüphanesinden biriyiz. Kimi 100-150 yıllık okulların kütüphanelerinde bu kadar kitabı bulamazsınız.
 

  • Okulunuz sınav başarı sırası nasıl?
     

Okulumuz 96 anadolu lisesi içinde 5 yıldır İzmir’de birinci. Türkiye’de 1.800’e yakın anadolu lisesi içinde tüm puan türleri içinde LGS’de ilk kırk, LYS’de ise ilk 50’deyiz. İzmir’deki yeni kurulmuş olan özel okulların kullandıkları dile baktığımızda öyle ifadeler var ki bir eğitimci bunları söylemez. Kemeraltı’nda çorap satar gibi konuşuyorlar. Okulun durumunu bu lisandan anlarsınız.
 

Ücret Derdi Olan Okullar Etkilenir
 

  • Özel okulların fiyatlarına sınırlama gelecek olmasını nasıl karşılıyorsunuz?
     

Bu sınırlama bizi çok ilgilendirmiyor. Çünkü biz enflasyon oranının 2-3 puan üstünde artış açıklarız. Ama bu artış ücreti çok düşük kalan okulları etkiler. Ücret rekabeti ile sektöre giren okullar olumsuz etkilenecektir. Okullar şimdi ücret artışını istediği gibi yapamayacak. Bu okullar giderlerini kısıtlamaya yönelecek. Eğitim kara deliktir: Ne kadar para harcarsanız harcayın daima harcayacak başka şeyler çıkar. Giderleri kısmak iyi bir strateji değildir. Okullar gider kısarak kaliteli olamaz. Gösterişli harcamaları kısmak zaten gider yönetiminin gereğidir. Ama giderleri kısarak okullar yaşamaya çalışırlarsa orta vadede nitelikli okul olamaz.
 

Üniversitelilerle Yarışır Düzeydeler
 

  • Ders haricinde okulunuzda neler yapılıyor?
     

Bizim çocuklarımız her alanda münazara yapabilecek konumda. Ayrıca Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca tiyatro gösterileri de yapıyorlar. Uluslararası diplomasi toplantılarına katılıyorlar. Toplum hizmeti projesi kapsamında yılda 25 saat huzur evinden tutun da toplum gönüllüleri derneğine kadar pek çok etkinliğe katılıyor. Okul boyama yardımına gidip tulumlarla boya yapan çocuklarımız başka mahallelerdeki daha küçük öğrencileri sınavlara hazırlıyorlar. Ayrıca 17 yıldır ilkokul 2. sınıftan itibaren her sabah ilk on dakika Türkiye ve dünyadaki konuları konuşarak derse başlanır. Bizim liseli çocuklarımız Türkiye’de belli alanlarda eğitim alan üniversiteliler ile takır takır münazara yapabilecek durumda. Uluslararası bilimsel yarışmalara, olimpiyatlara da katılıyoruz. Edebiyat kitabı çıkaran, millî takıma giden öğrencilerimiz var. Bilimsel kongrelere ismen davet edilen öğrencilerimizin yanı sıra doktora veya hoca seviyesinde katılımın olduğu bazı bilimsel kongrelere bildiri sunanlar var. Bu sunumlardan iki veya üçü hakemli dergilerde İngilizce olarak yayınlandı. Hocaların makalelerinin yayınlandığı dergilerde bizim lise öğrencilerimizin de imzası var.

Bornova Özel Ege Lisesi Kurucu Temsilcisi Yansı Eraslan :  “Sadece öğretim yapan bir okul başarılıdır.  İyi okulda ise sosyallik de vardır.”

 

Okul Seçerken Kütüphanesinin Kalitesine Bakın

 

Özel Ege Lisesi Kurucu Temsilcisi Yansı Eraslan, iyi okul ile başarılı okul arasında fark olduğunu söyledi.  Velilere de okul seçimi konusunda uyarılarda bulundu.

 

  • Sizi tanıyabilir miyiz?
     

Şubat 1998’den bu yana Özel Ege Lisesi Kurucu Temsilcisiyim. Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği ve Türkiye Kalite Derneği üyesi, Eraslan Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili, İzmir Makine Sanayi A.Ş.  Yönetim Kurulu Başkanlıklarım bulunuyor.
 

Türkiye Özel Okullar Birliği Yönetim Kurulunda, İzmir Ticaret Odası “Eğitim Kurumları” meslek komitesinde ve oda meclisinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde Eğitim Sektör Kurulunda görev yaptım.  Okulumuzda da Yönetim Bilimi dersi veriyorum.
 

  • Eğitime ilginiz nasıl başladı?
     

Ailemizde bir hayli eğitimci var. İlkokul sınıf öğretmenliğinden tutun da rektörlüğe kadar her aşamada görev yapan eğitmen bir çevreden geliyorum.  1990’lı yılların ikinci yarısında yüksek lisans eğitimimi tamamlayıp Türkiye’ye döndüğümde doğrusunu söylemek gerekirse eğitim yöneticiliği yapmak aklımın ucundan bile geçmemişti. Ama bugün dünyaya yine gelsem yine eğitim yöneticisi olmak isterim. Çünkü çocuk yetiştirmek dünyanın en güzel işi. Şu an okulumuzda 1.100 öğrencimiz var. Bugüne kadarki 23 dönemde toplam 761 öğrencimizi mezun etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
 

  • Çocuklarınız burada mı okuyor?
     

Evet.  Oğlum lise 3. sınıfta, kızım ise 8. sınıfta.  Kızım, TEOG’da iyi bir puan alıp 9. sınıfa geçip geçemeyeceğinin heyecanını yaşıyor. Bizim taban puanımız oldukça yüksek olduğundan onu tutturması gerekiyor.
 

  • Kızınıza torpil yapar mısınız?
     

Bizde ne yazık ki torpil işlemiyor. Sadece ve sadece liyakat iş görüyor. Ben hayatta olduğum sürece de torpil gibi bir kavram Özel Ege’de mümkün olmayacak. Babasından ne oğluna ne de kızına torpil yok. İnsanlar bize belki inanmıyor. ‘Öyle söyleniyor ama arka kapıdan üç beş kişi giriyordur’  diye düşünebilir. İnanın bizde arka kapı diplomasisi de yok.